Turâbî Baba Türbesi

Beyoğlu Türbe, Hazire ve Kabirleri Haritası

Camiikebir Mahallesi

15 Ak Baba Kabri Haziresi
15.1 Ak Baba Kabri
16 Camiikebir Camii Haziresi (Güzelce Kasımpaşa Camii)
17 Turâbî Baba Türbesi

 

Turâbî Baba Türbesi

MAHALLE ve KONUM
Beyoğlu İlçesi, Camiikebir Mahallesi, Turâbî Baba Caddesi, No:2’de yer alan türbe 165 pafta, 1072 ada, 1 parselde bulunmaktadır.
TARİHÇE
19. yüzyılda Ahmet Kâdirî tarafından, Kâdirî tarikatı şeyhi olup Tersane-i Âmire’de de çalışan Mehmed Turâbî Efendi için tekke inşa ettirilmiştir. 1227 (1812) yılında vefat eden Turâbî Efendi, tekkesinin türbe bölümüne defnedilmiştir. Tekkenin iki katlı ahşap bir yapısı 1975 yılında yangından zarar görmüştür. 2007 yılında rekonstrüksiyonu yapılan tekke, kütüphane olarak kullanılmaya başlanmıştır.
BANİSİ
Banisi Ahmet Kâdirî Efendi’dir.
MİMARİ ve SANAT ÖZELLİKLERİ
Tür
Tasavvuf ehlinden şeyh türbesidir.
Özellikler:
Kapalı türbede on iki ahşap sanduka, bir adet pehleli kabir bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı, düz çatılı olan türbe, tuğladan inşa edilmiştir. Türbenin dış cephesinde çeşme bulunmaktadır. Çeşmenin iki tarafında üçer pencere vardır. Pencereler yuvarlak kemerlidir. Çeşme üzerinde 1889 tarihinde Şükrü Paşa tarafından yaptırılan tamirden sonra konulmuş bir kitabe vardır. Türbenin tavanı ahşap gemi direkleri üzerinde durmaktadır. Türbedeki Mustafa Ağa’ya ait olan mezar taşında şu satırlar okunmaktadır:
Mi‘mârı Mustafâ idi bu kârhânenin Zîbâ kadırga yapmadan gâyet olup serî‘ Mevlâ yoluna itdiği hizmet kabûl olup Dâim cihanda meskenin ide Hak refî‘ Tarîhini tazarru‘ ile didi Hâşîmî Ukbâda Mustafâ’ya Muhammed ola şefî‘
İlişkili Eserler
Turâbî Baba Tekkesi’nin etrafındadır.
KAYNAKÇA
“Beyoğlu Turabi Baba Kütüphanesi Bülteni, s. 4-5.
Celil Civan, İstanbul’un 100 Türbesi, s. 145.
Esin Demirel İşli, İstanbul Mimarisinde Tekkeler Eklentileri ve Restorasyonu, s. 114.”
MUHTEVASI
İçerisinde on üç kişi medfundur. Turâbî Baba dışında Ahmed Efendi el-Kâdirî, Seyyid Halil el-Kâdirî, Ali Kuzu el-Kâdirî, Hasan Rıza el-Kâdirî, Ali Rıza Efendi ve Haliç Tersanesi Baş Mimarı Mustafa Ağa’nın (ö. 1595) yanı sıra kimliği bilinmeyen altı kişi medfundur.
MÜLKİYET DURUMU
Eserin mülkiyeti vakfa aittir.
PLAN BİLGİSİ
Kentsel (Aktif) Yeşil Alan’dadır.
ONARIMLAR
Türbe, 1889 yılında Şükrü Paşa tarafından onarım görmüştür. Tekke binası 2007 yılında rekonstrüksiyondan geçmiştir. .
GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Bakımlı hâlde olup ziyarete açıktır.

Turabi Baba Türbesi…
25 Kasım 2017, 
İHSAN MUSLU

Kasımpaşa Camisinin denize bakan tarafında askeriyenin karşısındadır.

Türbe duvarındaki kitabede şunlar yazmaktadır;

Mehmet Türabi Efendi, Tersane-i Amire’de çalışan Osmanlı gemicilerinden olup, aynı zamanda Kadiri Tarikatının da şeyhi idi.

1812 yılında ölmüştür.

Daha önce Kasımpaşa’da Kadiri Tarikatına ait bir tekke yaptırmış ve tekkesinin yanına da türbesini eklemiştir.

Bu tekke 20. yüzyılın ortalarında yanmış,

kalan bölümleri kum ve tuğla deposu olarak kullanılmış,

2004 yılında da tamamen yıktırılmıştır.

Günümüze gelen türbe, dikdörtgen planlı, düz çatılı bir yapıdır.

Duvarları moloz taş ve tuğladan örülmüştür.

Cephesinde tuğla dizileri peşpeşe sıralanmış ve bu da yapıya bir orijinallik katmıştır.

Türbenin Haliç’e yönelik cephesinde bir çeşme, onun her iki yanında da üçer penceresi vardır.

Ayrıca giriş cephesinde kapının yanı sıra üç penceresi daha bulunmaktadır. Türbenin diğer cepheleri iki yanındaki yapılara bitişiktir.

Türbenin içerisinden tavan eski gemi direklerinden yapılmış desteklere dayanmaktadır.

Burada tersaneden çıkmış demir raylar kullanılmış ve böylece hiçbir yapıda görülmeyen bir iç düzenleme ile burada karşılaşılmaktadır.

Türabi Baba’nın mezarı ahşap bir şebeke ile çevrilmiştir.

Türbe içerisinde Şeyh Mehmet Türabi Efendi’nin,

Şeyh Ahmet Efendi El Kadiri, Şeyh Seyit Halil Kadiri,

Şeyh Ali Kuzu El Kadiri, Şeyh Hasan Rıza El Kadiri,

Şeyh Ali Rıza Efendi ile Kadırga Mimarı Mustafa Ağa ile kimliği bilinmeyen altı kişiye ait toplan on üç mezar bulunmaktadır.

Türbe duvarı üzerindeki çeşme, kitabesinden öğrenildiğine göre Sultan

2. Abdülhamit devri 1876-1909 deniz amirali Şükrü Paşa tarafından onarılmıştır.

Tekke binası, İstanbul’un işgali sırasında,

milli mücadele için asker ve cephane toplanan önemli bir merkez olarak kullanılmış.

Bina tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından bir müddet Kasımpaşa Güreş Kulubü olarak kullanılmış.

1927 yılında Kasımpaşa Spor Kulübü’nde yetişen gençlerin Dünya şampiyonu olmasının ardından,

Mustafa Kemal Atatürk okunması için gençliğe hitabesini tekkeye gönderir ve hitabe okunarak törenle duvara asılır.

Böylelikle bina,Gençliğe Hitabe’nin okunduğu ilk yerlerden biri olarak tarihe geçer.

1975’te geçirdiği yangının ardından bina, zamanla bakımsız kalarak çökmüş, günümüze ancak türbe bölümü ulaşmıştır.

Beyoğlu Belediyesi’nin girişimiyle, orijinaline uygun olarak 2007 yılında restore edilerek tekke ”Turabi Baba Kütüphanesi” ne dönüştürülmüştür.

Türbenin içerisindeki Kuran 1975 yılındaki tekke yangınında hasar görmemiş. Bölge ahalisi bu durumun bir hikmeti olduğuna inanmıştır.

Bu Kuran türbe içerisinde sergilenmektedir.

***

Türabı Baba:

Yaşantısı hakkında elde yeterli bilgi yoksa da;

1849’da Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturduğunu ve 1868 yılında öldüğünü gösteren belgeler vardır.

Bir şiirinde asıl adının Ali olduğunu söyler:

Mahlasım derler Türabi, namım el- hac Ali.

Doğduğu yerde kesinlikle bilinmiyor.

Kimi kaynaklar Ankara’lı, Yanya’lı ve Koniçeli olduğunu belirtiyorlarsa da,

aynı mahlas ile yazan birkaç ozanın bulunduğu sanılıyor.

Divanı basılmıştır.

Divandaki şiirlerin çoğu aruzla yazılmıştır.

Heceyle olanlar da halk geleneği işlenmiştir;

divan edebiyatı örnekleri pek başarılı değil.

Koşuk düzeni acemicedir.

Yine de Türabi, Bektaşilerin değerli ozanlarındandır.

Daha çok divan şairi Fuzuli’nin etkisinde kalmıştır.

On dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir Bektaşi ozanı olarak bilinen Türabi bir Bektaşi ulusu Yanbolu’lu Hacı Türabi Dede-Baba olarak tanınır.

Çorum’lu Seyyid Hasan Hüsnü Dede,

Baba’nın 1849’da ölümü üzerine,

Hacı Bektaş dergahı postuna oturur.

19 yıl meşihat ettikten sonra, 1868’de ölür.

Hacı Bektaş türbesinin girişinde sol yanda bulunan tümsek üzerinde medfundur.